www.veragelinlik.com

Gelinlik Alan Çiftlere Balayı Vera Gelinlik'ten

Slide background

Batı Kapadokya Videoları

Kurumsal video çekimlerinizin yanı sıra Kapadokya'nın diğer yarısı Bati Kapadokya tanıtımlarını da üstlenmek arzusundayız. Bu noktada grubumuzla beraber çeşitli kısa ve tanıtıcı videolar çekeceğiz. Yine bu videolara Batı Kapadokya Video, sayfasından ulaşabilirsiniz.

Kendi Çekim Videonuzu Gönderin

Videonuzu bize göndermek için iletişim bağlantısını kullanabilirsiniz.

Aksaray Arkeolojik (Sit) Alanları

ACEMHÖYÜK

Aksaray İli’nin 13km. kuzeybatısındadır. Yeşilova Kasabası sınırları içerisinde yer alan Acemhöyük 700x600m. ölçülerinde oval biçimli höyüğü ve bunu çevreleyen Aşağı Şehri ile Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biridir.

Yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen veriler höyüğün M.Ö 3000 yıllarından itibaren iskân edildiğini, en parlak döneminin ise Assur Ticaret Kolonileri Çağında yani M.Ö 1800 yıllarında yaşadığını göstermektedir. Assur Ticaret Kolonileri Çağında Höyük dışında Aşağı Şehirde yoğun bir yerleşime sahne olmuştur. Bu dönemde Anadolu’nun önemli krallıklarından birinin merkezidir. Bu dönem sonunda hem höyük hem Aşağı Şehir terkedilmiştir.

Ancak höyüğün bir bölümüne Erken Hellenistik ve Roma dönemlerinde tekrar yerleşildiği, M.S 3.yy.’ın başında ise tamamen terk edildiği anlaşılmıştır.

1517 yılında İran Azerbaycan’ındaki Hoy Kenti’nden gelen 3 oba höyük eteklerine yerleşerek bugünkü Yeşilova’yı oluşturmuştur. Bugüne kadar yapılan kazılarda Acemhöyük’ün M.Ö III.bin yani Eski Tunç Çağı yerleşimlerinde konutların dikdörtgen ya da yamuk planlı kerpiç yapılardan oluştuğunu göstermiştir. Bu dönemde ölüler bir yandan yerleşim yeri dışındaki mezarlıklara toprak ve küp mezarlara gömülmüştür. Ölülerin yanına yüzük, bilezik, küpe, kolye gibi süs eşyaları ve bazı kaplar hediye olarak bırakılmıştı. Bunların yanında taş, kemik ve çeşitli metallerden yapılmış takılar, silahlar ve günlük işlerde kullanılan eşyalar ele geçirilmiştir.

aksaray-kultur-mirasi

Kentin en parlak döneminin yaşandığı Assur Ticaret Kolonileri Çağına (M.Ö 1800) ait III. katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir. Höyüğün güneyinde yer alan “Sarıkaya Sarayı”, kuzeybatısındaki “Hatipler Sarayı” olarak isimlendirilmiştir.

İkişer katlı olan saraylardan bugüne kadar korunmuş alt katlarında Sarıkaya Sarayında 50, Hatipler Sarayında 76 oda bulunmaktadır.
Saray odalarının işlevleri içlerinde bulunan eşyalara göre belirlenebilmektedir. Buna göre Hatipler Sarayı’nın daha çok depo amaçlı kullanıldığı hemen her odasında bulunmuş küp ve kapaklı vazolardan anlaşılmaktadır. Sarıkaya Sarayı daha çok oturma ve idari işlevli olup sadece iki odada küpler, altı odada kapaklı vazolar ele geçmiştir.

Acemhöyük tarihine ve saraylarla ilişkide olan ülke ya da kişileri öğrenmemizi sağlayan 1500 kadar bulla (mühür baskılı kil topak) Sarıkaya Sarayı’nın üç odasında depolanmış durumda ve Hatipler Sarayı’nın bazı odalarında bulunmuştur. Bunlar arasında Mezopotamya’da yaşayan çağdaş krallar, aileleri ve onların hizmetlilerine ait olanlar mevcuttur. Sarıkaya Sarayı’nın diğer buluntuları arasında obsidien (volkan camı) ve kaya kristalinden kaplar, oyun tahtaları, fildişinden mobilya parçaları, altın aplikler, dönemin değişim aracı olan bakır külçeler ve tunçtan silahlar sayılabilir.

Acemhöyük’de höyük ve Aşağı Şehir’de Koloni Çağı’na ait katlarda yerleşim yeri içine gömülmüş çocuk ve az sayıda yetişkinlere ait mezarlara rastlanmıştır.

Acem Höyük’te kazılara, 1962 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nimet ÖZGÜÇ tarafından başlanmış, 1989 yılından itibaren kazıya, yine Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih–Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aliye ÖZTAN tarafından devam edilmektedir.

Ayrıca 1992 yılında Yeşilova Kasabası’nın girişinde, höyükten yaklaşık 800m. uzaklıkta Sayın Enver ARIBAŞ’ın evinin bahçesinde Acem Höyük’e ait mezarlık alanı bulunmuş, 1993 yılında Arıbaş Mezarlığı’nda kazılara başlanmış ve pithoslardan oluşan mezarlar ele geçmiştir. Mezarların büyük kısmına çeşitli ölü hediyeleri bırakılmıştır. Mezarlıkta farklı mezar tipi ve gömme adetleri uygulanmasına karşılık ölü hediyeleri arasında bir ayrılık yoktur.

BAYRAM BABA TEPESİ HÖYÜĞÜ

Aksaray Merkez Bedir Muhtar Mahallesi’nde yer almaktadır. Etrafı yerleşim yerleriyle ve mahalleyle çevrilmiştir. Geniş ve üstü hafif yayvan bir höyüktür. Genişliği yaklaşık 500m. yüksekliği ise yaklaşık 200m. civarındadır. Mülkiyeti Aksaray belediyesindedir. Höyük üzerinde bulgulanan seramiklerin değerlendirilmesinden Eski Tunç Çağı, Helenistik, Roma ve Selçuklu dönemlerinde iskan gördüğü anlaşılmıştır.

İNCESU HÖYÜK

İncesu Höyüğü kasabanın yaklaşık 500m. doğusunda bulunmaktadır. Yükseklik 30m. doğu-batı: 400m. kuzey-güney 200m. olup doğu batı yönünde uzanan, Akrapol kısmı oldukça yüksek olan ve doğu tarafa doğru açılan bir höyüktür. Etrafında su arkı ve kavaklıklar ile özel mülkiyete ait tarlalar yer almaktadır. Höyükte akropol kısmı ve batıya, kuzeye ve güneye uzanan teraslar vardır. Yüzeyden toplanan malzemeler incelendiğinde Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Selçuklu dönemleri tespit edilmiştir. Höyüğün kuzey eteğinden doğuya doğru kral yolu uzanmaktadır.

ULUKIŞLA HÖYÜĞÜ

Aksaray İline 30km. uzaklıktadır. Höyük Ulukışla kasaba merkezinde yer alır. Höyük üzerindeki kasabanın Kuzeydoğusunda Acıpınar Kasaba yolu, Güneydoğusunda Yeşiltepe Kasaba yolu, Kuzeybatısında Çardak Kasaba yolu, Batısında Kötü Höyük III’e giden yol ve D.S.İ. ye ait ana tahliye kanalı bulunmaktadır. Höyük üzerindeki kasabanın yoğun iskanı nedeniyle oldukça tahrip edilmiş konumdadır. Pafta 13 de 1850 nolu parselde eski bir mezarlık alanı, 1803 nolu parselde ise kasaba mezarlığı bulunmaktadır. Yüzeyden toplanan çanak-çömlek parçalarından höyüğün; Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Roma dönemi ve I. Binin ikinci yarısında iskana uğradığı sonucuna varabiliriz. Kasaba halkı tarafından yapılan hafriyatlar sırasında küp mezarların ve mermerden sütun parçalarının çıktığı ifade edilmektedir.

Kuzeydoğudan, Güneydoğuya uzanan yol ve batı yönünde tahliye kanalı ile çevrili olup kuzey-kuzeydoğu ve doğu-güneydoğu tarafında yer alan yollar ve kasaba iskanı höyük eteğini tamamen yok ederek herhangi bir koruma alanı bırakmamıştır. Kuzeybatı-güney yönünde yaklaşık 700m., kuzeydoğu-güneybatı yönünde 130m. doğu-batı yönünde 510m.’lik bir alanı kaplayan bir höyük konumundadır. Korunan en yüksek tepesi yaklaşık 12m.’dir.

ARATOL HÖYÜ

Aksaray-Konya anayolu kenarında ve Otomarsan’ ın kuzey kıyısındadır. Mülkiyeti Türk Motor Sanayi T.A.Ş üzerindedir. Doğu-Batı yönünde 200m. genişliğindedir. 10m. yüksekliğindedir. Yuvarlak yayvan bir höyüktür. Batı eteğinde iki adet hayvan ağılı var. Höyüğün ortasında güney etekte başlayan bir yarma açılmış ve burası kamyon yükleme yeri olarak kullanılmaktadır. Doğusunda depolar bulunmaktadır. Yüzeydeki malzemeler incelendiğinde Demir Çağı ve Helenistik çağda iskana uğradığı anlaşılmaktadır.

BAŞKİLLİK HÖYÜK

Aksaray İli Merkez Armutlu Kasabası’na bağlı Başkillik Yaylası yerleşim birimleri içerisinde, Aksaray’dan Armutlu Kasabası’na gidiş yönünde yolun sağında, Karayolundan 45-50m. içerde, etrafında ve yakın civarında ve eteklerinde bir kısmı ve bir kısmı halen kullanılır durumda yayla evleri yer almaktadır. Höyüğün yol seviyesinden yüksekliği yaklaşık 23-24m., genişliği 20-25m. civarındadır. Höyük üzerinde yoğun miktarda Roma ve Bizans dönemlerine ait seramik buluntuya rastlanılmıştır.

HAZİNE HÖYÜK (DOKUZUN)

Aksaray ili, merkez ilçe, Armutlu Kasabası sınırları içinde yer almaktadır. Höyüğün yaklaşık yüksekliği 8-10m. olup, kapsam alanı ise 500-600m. civarındadır. Höyük üzerinde bulgulanan seramiklerin tarihlemesinden, Eski Tunç Çağı, Assur Ticaret Kolonileri Çağı ve Demir Çağı seramik buluntulara rastlanmış olması, höyüğün bu dönemlerde iskan edildiğini göstermektedir.

DOĞANTARLA KASABASI

Aksaray ili, Merkez İlçelerindendir. Aksaray’a uzaklığı yaklaşık 20km. olup şehrin doğusunda bulunmaktadır. Ihlara’ya giden yolun sol tarafında kalmaktadır. Coğrafi özelliği itibariyle Kapadokya Bölgesi’nin karakteristik özelliklerini taşır. Kasaban Melendiz Irmağı geçmektedir. Karstik bir araziye sahip köyün altında say tabakasına oyulmuş mekanlar bulunmaktadır. Kasaba yüksekte bulunan içinde farklı mekanların bulunduğu kayalıkların eteğine kurulmuştur. Kesme taştan konut mimarisiyle dikkati çekmektedir. Evler genellikle iki katlıdır. Dış cepheleri oldukça özenli yapılmış olup pencereleri sivri kemerli oluşuyla dikkat çeker. Evler genellikle 1900’lü yılların başına tarihlenmektedir.

ARAP TEPESİ HÖYÜĞÜ

Tarla olarak kullanılmaktadır. Kuzeyden güneye 110m.lik genişlikte ve yüksekliği 5m.’dir. Batısında kuru dere yatağı, toprak çekilmiş yarma ve bahçeler var. Doğusundan Ihlara-Helvadere yolu geçmektedir. Toprağı sert ve taşlı doğal bir yapıya sahiptir. Buluntu alanın yüzeyinde yer yer iri kaya blokları, az oranda obsidien, İlk Tunç Çağı, Demir Devri, Helenistik Döneme ait çanak çömlek buluntuları var. Bunlar 110m.’lik bir yüzeye yayılmışlardır. Güney tarafı tamamen tarla olarak kullanılmaktadır.

NORA ÖRENYERİ

Aksaray’ın 30km. güneyinde Hasandağı’nın eteğinde kurulan Nora Kasabası, Helenistik devirden itibaren iskan görmüş, stratejik mevkide önemli bir askeri merkezdir. Roma, Bizans devirlerinde de önemini koruyan kasabada bugün bir çok kilise bulunmaktadır. Ayakta kalan yapılar Bizans devrine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler halen göze çarpmaktadır. Viran şehir kalıntıları Aksaray’ın güneyinde bulunan Hasan Dağı’nın eteklerinde bir platonun üzerindedir. Yerleşme vadi tabanında büyük ölçüde dolgu toprağı altında kalmış, yamaçlarda ise daha iyi korunmuştur.

Evlerin bir kısmı işlenmemiş kaya parçalarıyla kabaca inşa edilmiştir ve düz çatı ile örtülü tek bir mekandan oluşmaktadır. Bir kısım ev ise moloz taş ile inşa edilmiş olup, tonoz örtülüdür. Her iki tip evde Aksaray’ın kırsal alanında bu güne dek aynı şekilde uygulanmıştır.

Viranşehir planlı yol ağı olmayan savunma amacıyla kurulmuş bir yerleşmedir. Temsili yapı olarak yalnız kiliseler vardır. Sütunlu caddeler ve su iletim sistemi ise bulunmamaktadır. Kuzeybatı’daki akrapol ile küçük bir kalenin dışında herhangi bir tahkimat mevcut değildir. Viranşehir bir Roma dönemi nekropolu içinde gelişmiştir ve bu mezar tümülüslerinin inşaatı, önceleri yeni kurulan kentin sınır bölgelerinde de sürmüştür. Kiliselerin çoğu haç planlıdır. Bazilika bulunmamaktadır. Tümü erken Bizans dönemindendir. Tarihlenebilen en geç yapı yaklaşık olarak M.S 7.yy.!a aittir.

Lütfen kaynak gösteriniz.
Tahir

About Tahir

2003 yılından bu yana turizm, reklam ve gazetecilik yaptım. Günümüzde Aksaray'da fotoğraf stüdyosu çalışmaları yapmaktayım.

Leave a comment