www.veragelinlik.com

Türkiye ve Dünya'nın En Önemli Gelinlik Markaları Vera Gelinlik'te

Slide background

Batı Kapadokya Videoları

Kurumsal video çekimlerinizin yanı sıra Kapadokya'nın diğer yarısı Bati Kapadokya tanıtımlarını da üstlenmek arzusundayız. Bu noktada grubumuzla beraber çeşitli kısa ve tanıtıcı videolar çekeceğiz. Yine bu videolara Batı Kapadokya Video, sayfasından ulaşabilirsiniz.

Kendi Çekim Videonuzu Gönderin

Videonuzu bize göndermek için iletişim bağlantısını kullanabilirsiniz.

Eylül 2021

Türkiye Gelinlik Sektörüne Etki Etmek

Bir süre önce kendi grubumuz tarafından başlatılan Gelinlik sitesi gelinlik.org ile önemli virajları tek tek geçmeye devam ediyor. Öncelikle Gelinlik.org olarak Tüm Türkiye’de hizmet veren Gelinlik Üreticilerini, Toptan Gelinlik sayfasında listeleme çalışmalarını artırdı.

İlgili toptan sayfasında hem ülkemizin başlıca gelinlik üreticilerini hem de Whatsapp iletişim bilgilerini görülebiliyor. Her yıl Gelinlik.org üzerinde onbinlerce yeni gelinlik satışı için aracı rolünü kazanç sağlamadan gönüllü bir şekilde üstleniyoruz. Gelinlik Dergisi Gelinlik.org Perakende ve Üretici arasındaki köprülerden birisi olmaya devam etmekte. Üreticilerle ilgili olumsuz durumlar yaşandığında ise listeden çıkartmaya kadar giden bir süreç var.

Bu sebeple Gelinlik.org bünyesinde kalitesi üst seviye olan firmalar ekli. Toptan Gelinlik piyasasına olan bu etki aynı zamanda perakende mağazamız olan Vera Gelinlik için de önemli kapıları açıyor. İlgili perakende mağazamızda Türkiye’nin en iyi 3 markasının ürünlerine yer verebilirken aynı zamanda Dünya’dan da oldukça önemli markalara ait ürünlerde mağaza yer almakta.

Nora Antik Kenti Kaderine mi Bırakıldı?

Aksaray’a 27 KM‘lik bir mesafede yer alan Antik Kent Nora‘da üzücü bir şekilde gelişme yok. 2021 için söz verilen kazılarda maalesef 2021 bitiyor olmasına rağmen bir gelişme yok. Nora, Aksaray turizmi için can damarı denebilir. Çünkü; 27 KM mesafede ve merkeze bağlı bir yerde ve merkeze muhteşem yakınlıkta. Bu sebeple direk anlamda orada ki her türlü olumlu gelişmenim birinci dereceden övgüleri Aksaray Belediye Başkanı Enver Dinçer‘e ait olacak.

Kendime ait Tatil Rehberi sitesinde Nora Antik Kent ile ilgili bir bölüm kaleme aldım. Turizm Bakanlığı koltuğuna gelen ve ilk geldiği günden bu yana her bulunduğum platformda desteklerimi dile getirdiğim “Turizm Bakanı Mehmet Ersoy” Nora gibi muhteşem bir varlıktan ne kadar haberdar bilmiyorum. Fakat; burada süreci teşvik edecek olan Aksaray Belediyesi olsa da uygulamaya dökecek olan Kültür ve Turizm Bakanlığı‘dır. Maalesef Aksaray’ın geleceği için oldukça yüksek öneme sahip olan Nora, hala toprak altında ve gün yüzüne çıkmayı bekliyor.

Nora’da Karşımıza Neler Çıkacak?

Şimdi öncelikle Nora’yı tam tanımladığımız zaman Roma döneminin en korunmuş şehri olduğunu söylememiz gerekli. Günümüzde “Roma Hayatını” en iyi yansıtılabileceği şehir olabilir. Kazılar sonrasında şehir ortaya çıkmasıyla beraber asıl çalışmaların başlayacağını söyleyebiliriz. Reklam ve Etkinlik beraberliğinde muhteşem bir tanıtım kampanyası.

Holimax Çok Yakında Kapadokya’da!

Türkiye’den güç alarak uluslararası çapta önemli çalışmalar yapmak için yola çıkan ve “Holiday ile Maksimum” kelimelerinin birleşimi olan Holimax‘i seçen Holimax.com çok yakında Kapadokya‘da!

Kapadokya Destinasyonu Neden Çok Önemli?

Türkiye’de hala “Balayı” için en iyi destinasyon olma özelliğini koruyor. yaz aylarında ve kış aylarında kısaca 12 ay Kapadokya turizmsel keyifli varlığını devam ettiriyor. Hatta kış aylarının yaz aylarına göre bir miktar daha fazla rağbet çektiğini söylesek çokta yanlış olmaz.

Benzersizlik” Kapadokya’yı en iyi tanımlayan kelime diyebiliriz. Türkiye’de ve Dünya’da çok az bir lokasyonla özellik anlamında kesişiyor. Yakın zamanda kazılarına tekrar başlanan “Nora” şehri Roma İmparatorluğu’nun en büyük 4. şehri tekrar Aksaray’da gün yüzüne çıkacak. Aksaray sınırları içerisinde Viranşehir olarak anılan Nora çok yakında misafirlerini ağırlayabilecek.

Aynı şekilde Ortodoks mezhebinin kurulduğu Güzelyurt, Dünya’nın en büyük 2. vadisi Ihlara Vadisini barındıran Ihlara ve Roma’nın en büyük 4. şehri Nora, Hristiyanlığın 4 büyük rahiplerinden biri olan Aziz Gregorius tarafından inşaa edilen Kızıl Kilise‘de yine Kapadokya sınırları içerisinde kalıyor. Mutlak anlamda görülmesi gereken yüzlerce yer barındıran Kapadokya kültür geziler içinde muhteşem bir lokasyon.

2022 Gelinlik Model Araştırmaları Başladı

Türkiye’nin önde gelen gelinlik markası olma yolunda hızla ilerleyen “Vera Gelinlik” ülkemizin en büyük 3 gelinlik markasının 2’si ile hali hazırda anlaşmaya sahip ve 3. si ise yolda. 2022’de Türkiye’nin en büyük 3 markasının 3’ünü de Aksaray’da sadece Vera Gelinlik’te bulabileceksiniz.

Aldığınız Gelinliğin Markasını Biliyor musunuz?

Vera Gelinlik, Vakko esasında Türkiye ve Dünya’dan önemli stilist ve markalara ait ürünleri o markalara ait kısımda sunum gerçekleştiriyor. Aldığınız ürünler markalı ve sizi asla mağdur etmez. 2022 için ise 3 özel koleksiyonda 2 şer ürün sunmaya hazırlanıyor. Bu konuda Special Gelinlik Serisi ile ilgili duyuruyu da kendi sitelerinden yaptılar.

2022 Gelinlik Modasında Neler Bekliyor

  • Çiçek Tasarımları
  • Balo Tipi Gelinlikler
  • Tüy Tasarımları
  • V Yaka

Bu 4 özellik 2022 modasının dünya trendinde haylice kullanıldığını görüyoruz. Elbette ülke iç dinamiklerimiz çok farklı. Zaten sanatta bu iki ahengi muhteşem uyumunda yatıyor.

Aksaray Gelinlik – Yol Tarifi
(Şimdi Kendi Arabanızla Yukarıdaki Linkten Yol Tarifi Alabilirsiniz.)

2022 Nişanlık Modası

Nişanlıklar için son 2 yılın fazla zorlayıcı olduğu yıllar oldu. Bir çok “Renkli” grubu üreticinin Gelinlik üretimine başladığı söylenebilir. Bu sebeple Nişanlık ve gelinlik modasını bir birinden ayırmak çokta kolay değil. 2022 yılı ile beraber Nişanlık sezonun oldukça keyifleneceğini düşünüyoruz.

Düğün trendlerinde ise 2 yılda Kına Gecelerine gelin adayları Nişanlık ile giriş yapıp, bir süre Nişanlık ile durduktan sonra Kına merasimi sırasında Kaftan giymiş ve düğün modasında farklı bir akış sağlamıştır. Nişan töreni yapmayan kızlarımız artık Nişanlıkları kendi Kına Gecelerinde giymekteler.

Neden Opera’dan Vivaldi’ye Geçmedim?

Opera Türkiye olarak, Türkiye’de Opera’nın büyümesi için önemle çalıştığımız dönemlerde o dönemki Opera SEO’su Jon Stephenson Opera’dan ayrıldıktan sonra çılgın bir hamlede bulundu ve Vivaldi Browser‘ı tanıttı. Tüm Opera Türkiye ekibi olarak bu değişimde yer almak isteyip istemediğimize kendi aramızda karar veremediğimiz bir dönemdi.

ODP ( Google Directory ) Editörlüğü sebebiyle oldukça fazla vakit sıkıntısı yaşadığım bir döneme rastgelen bu gelişme beni Opera’da kalmaya zorlamıştı. Nitekim ODP panelimde 7 -8 bin civarı site incelenmeyi beklemekteydi. Opera‘da mutluydum ve Opera Türkiye resmi sitesinden Vivaldi‘nin yayınlandığı yıl olan 2015 yılında Melih Dinar ile açmış olduğumuz firmamız “Maximsem” için bir destek linki de vardı. (2018 yılında Maximsem tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.) Bu 2 sebebin yanı sıra Vivaldi Browser’dan çokta umutlu değildi. Çünkü; Jon Stephenson aklındaki tüm özellikleri Opera’da zaten yapmıştı. Sektöre yeni bir soluk getirmesini mümkün görmüyordum, nitekim 6 yılda bu tam tahmin ettiğim gibi oldu. İşin aslı Vivaldi, çakma Opera oldu.

ODP‘de meta editörlük yapan çok sevgili kardeşim Selim Şumlu hala Firefox ekibi içerisinde bulunuyor.

Her ne kadar Mozilla Vakfı‘na içsel bir kırgınlık yaşasamda kendilerini takibe devam ediyorum. Fakat; şunu içtenlikle söylemeliyim ki Opera şu an Firefox’u ciddi anlamda geçti. Fakat dijital çalışmalarda mevcut bulunan konumun bir önemi yoktur. Bir sonrayı hayal edip mevcut düzenin bir sonraki adımını atmak gerekir. Chrome’nin %75‘lik pazar liderliği muhtemel anlamda kalıcı olmayabilir. Bir gün yepyeni tescilli bir özellikle kartlar yeniden dağıtılabilir.

Türkiye Kendi Tarayıcısını Neden Yapmıyor?

Bu dramatik soruyu “BTK” ya mı? Yoksa Sanayi Bakanlığına mı sormak gerekiyor bilmiyorum. Fakat; kendi işletim sistemimizi yapamayacağımız acık ve net. En azından tam anlamıyla güvenilir takip edilemez ve içeriği analiz edilemez bir tarayıcı yapalım. Türkiye’de vatandaşlar kullanmasa bile resmi dairelerdeki kritik memurlar veya tüm memurlar bu tarayıcı kullanır. Devlet özelini kimseyle paylaşmamış olur.

Nitekim öyle ciddi bir yatırım muhabbeti değil. Ama hassas bir gelişim için şart. Hatta öyle bir Browser yapalım ki, Chrome tarzı tek başına işlemci gibi bile hareket edebilsin. Bunlar zor şeyler değil. Sadece biraz nakit, biraz iş bu kadar.

Bazı şeylere geç kalma rekoru mu kırmaya çalışıyoruz anlamakta çok zorlanıyorum.

Opera Kullanıyorum, “Çünkü Güvenli”

Opera pazar payı olan %2 civarı bir rakam ile siber saldırıların çokta merkezinde olduğu söylenemez. Nitekim bu zamana kadar güvenlikle ilgili beni asla kaygılandırmadı veya hayal kırıklığına uğratmadı. Eğer tarayıcıdan ilk beklentiniz güvenlik ise Opera Browser‘a bir göz atın derim.

Bir Şehre Anlam Yüklemenin Hep Bir İlk Anı Vardır

Bir şehre anlam yüklemek, dünyayı değiştirecek bir icat, bir savaş veya barış; her şeyin bir ilk anı, ilk saniyesi yani ilk düşünen kişisi vardır. İsmail Efendi, başaracağım demeseydi başarır mıydı? Deli dediklerinde gülüp geçmeseydi, kadim bir şehrin akışını değiştebilir miydi?

İsmail Efendi için tarih 1900 yılları civarıydı. Bir hayali vardı, o da Isparta’da gül yetiştirmek. Bunun için Bulgaristan’dan getirdiği fideleri ekmiş ve ilk yılında gül elde etmişti. Fakat gül elde etmek işin temelinde çokta bir anlam ifade etmiyordu. En azından ticari değeri çok birşey değildi. Mesele gül yağını çıkartmaktı. Kendi imkanları ile bunu denedi fakat başaramadı. ilk yıl denedi olmadı, 2. yıl denedi olmadı, 3. yıl denedi olmadı ve sonunda pes mi etti hayır. 4. yıl “Bu garipte bütün herşeyini bir çiçek için heba etti” diye insanlar acıyıp hayıflandı. “Deli” diyen bile oldu. Fakat; İsmail Efendi tarihe kendini yazdıracak bir olayın peşindeydi ve hedefinden asla şaşma niyeti yoktu.

Afyon’dan profesyonel bir damıtıcıdan teknik destek aldı hatta yanında maaşlı çalıştırdı ve sonuç mu? İlk “Gül Yağı” ve artık tarih kendisini Gülcü İsmail Efendi olarak anacaktı. Kendisine Deli diyen kişilerde bir noktadan sonra Gül ekmeye ve Isparta’yı dünyanın Gül Başkenti olmasını sağladılar. Geldi ve gitti. Fakat; bir şehrin kaderine etki etmişti, bu nasılda güzel bir başarıydı.

Aksaray içinde aslında kader dokunuşu olmalı. Doğal sürecinde bir Gülcü İsmail Efendi olmasaydı Isparta dünya Gül başkenti olmazdı. Aksaray’da aynı bazen bir kişinin dokunuşuna ihtiyaç duyuyor.

Altın Dokunuşu Kendimiz Oluşturamaz mıyız?

Gülcü İsmail Efendi dokunuşuna benzer bir dokunuşu kendimiz oluşturamaz mıyız? Mesela Karaman’da yüzlerce Elma Bahçeleri var. Elma toptancıları yüksek kalite elma almak için Karaman’a geliyor. Neden? Çünkü; orada yüzlerce bahçe var ve bir şekilde birisiyle anlaşırım diyebiliyor. Aksaray’da da mali değeri yüksek bir tarım ürününü (Buğday ve Şeker Pancarı değil) bulup üretmek gerekiyor. Bunun için bitki tohum ve fidelerinin en değerlililerini bulup, Aksaray iklimine en uygununu seçip test üretimleri yapmak gerekli. Daha sonra onla ilgili yeterli miktarda çiftciyi yönlendirince o konuda bir anlamlı tarım meydana gelebilir. Yani; Ziraat Mühendisi değilim Aksaray’da yetişebilecek bitkilerle ilgili de ara ara araştırmalar yapıyorum. Fakat; 10 dönüm gibi bir arsa edinip, yaklaşık 20 – 30 değerli bitkiyi ve tohumunu edinip üretmek istiyorum.

Mesela Fransa’da Merlot üzüm inanılmaz yüksek rakamlara satılıyor. Çünkü; “Arz – Talep” dengesi muhteşem. Fakat; Aksaray’da kara üzüme Arz – Talep dengesi üzücü rakamlarda. Bu sebeple tarım hikayesinde üzücü bir durum söz konusu. Arz – Talep dengesini iyi düşünmek ve en başından doğru adım atmak gerekli.

Aksaray Yaş Haritası ve Gelişmişlik Seviyesi

Aksaray’ı bir kaç farklı noktadan inceleyeceğiz. Bu kez daha somut verilerden ilerleyip varsayımlara ulaşmalıyız. Öncelikle elimizdeki şehir Anadolu’nun ortasında bozkır ikliminin tüm karakteristik özelliklerini barındıran bir dağ şehri Aksaray.

Ortaya bir fark ve tarz koyabilecek ekonomik gelişmişliğe sahip olsa da Üniversite okuma oranı %12,4 ‘ün yeterli olmadığı gerçeğiyle yüzleşiyor. Bu rakamı geliştirmek gerekli. Özellikle hiç eğitim almamış olan %15‘lik bir Üniversite mezunundan fazla eğitim görmemiş sayısı rahatsız edici. Bu durumun kültürel gelişime de etkisi oldukça fazla olacaktır.

Aksaray Nüfus Haritası

Üşenmedim 🙂 ve REIDIN verilerini baz alıp, Aksaray Nüfus Grafiği oluşturdum. Eğer Aksaray tek başına bir ülke olsaydı gelişmekte olan ülke olarak sayabilirdik. Henüz oldukça uzun bir Sosyo-Ekonomik ve Kültürel gelişim süreci Aksaray’ı bekliyor.

Türkiye Yaş haritası ile Aksaray yaş haritasının benzerliği neredeyse aynı dedirtiyor. Fakat; Aksaray haritası bir miktar daha gelişmemiş ülke haritasına yaklaşıyor. Bunun temel nedeni muhtemel anlamda yüksek göç oranları gibi duruyor.

Aksaray İş Veren Kalitesi Sorgunlanabilir

Öncelikle Aksaray yüksek standartlarda yüksek kaliteli markaları Aksaray’a çekmek oldukça önemli. Fakat; bu durum işveren – personel arasındaki kalitesiz yaklaşımı onaylatmaz.

İLAB Holding bünyesinde bulunan Kariyer.net ‘e bu konuda aklımda olan bir hususu kendilerine iletmek istiyorum. Bir çok kurum kişilerin 20 – 40 yaş arasında en verimli olduğu dönemlerde çalıştırıp, 40 yaşa yaklaşırken bir nedenler zinciri oluşturup işten çıkartıyor. Hayatının en güzel yıllarını o firmaya vermiş kişiler 40 yaşında işsiz kalıyor. 40 yaşında vasıfsız ve işsiz. Kariyer.net ‘e “İŞVEREN EMEKLİ KALİTE PUANI” diye birşey oluşturup, o iş yerinden emekli olan kişi sayısı endeksine göre puanlama alması sağlanmalıdır. Bu konuda kendilerine bir tavsiye mektubu yazacağım.

Eğer emekli sayısı yeterli miktardan azsa bu durum karşısında bir puan kaybına uğramalıdır. XXX gibi firmalarda “Bu iş veren insanların en iyi dönemlerini çalıp, bir süre sonra bir nedenler oluşturup işten çıkartmaktadır.” ibaresi yazmalıdır. Tüm XXX gibi firmalarda çalışan kardeşlerimizin hakları bir şekilde korunmalıdır. Eğer Emeklilik döneminden önce işten çıkartıyorsa ve bu oran inanılmaz yüksekse en azından kabul edilebilir rakam üstündeyse normal tazminatın 3 katı ödemesi gereklidir. Bunla ilgili düzenleme içinde;

Aksaray Milletvekili Ayhan Erel
Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz
Çalışma Bakanı Vedat Bilgin

Kendilerine bu konuda neler yapılabilir diye düşünmelerini istiyorum. Gelişmişlik yüksek binalarla değil, her noktada olmalıdır. Bu sebeple bugün bizlerin üzerine düşen bu olur, yarın başka birşey. Eğer devlet kanadında bir yasama süreci olmazsa; Aksaray kendi şehrim der ve Aksaray’ın en büyük 100 firmasını listeler, emekli etme miktarlarına göre “çalışılır” veya “asla çalışmayın sadece yaşınızı çalacak” ibaresi koyabilirim.

2051 Aksaray Tramvay Hattı

Altyapı.

Dünya’nın en değerli şehri hangisi diye sorsam genelde tek bir cevap alırız – New York. Bugün bu yazıda kendinden bahsettiren New York neyi doğru yaptı? Neyi doğru yaptı ki ben burada bu şehirden bahsetme gereksinimine giriyorum? Elbetteki Altyapıyı.

200 yıl önce alt yapısı atılan şehir, altyapıyı atarken biz dünyanın en iyi şehri olmak istiyoruz demişler. Biz bugün kadim şehrimiz Aksaray Altyapısı ile ilgili ne kadar şey biliyoruz? Yıllar yıllar sonrası acaba planlandı mı?

Farkımız Ne?

Niğde, Nevşehir, Karaman, Kırşehir ve Aksaray bir ufak turlama gerçekleştirsek “Kopyala – Yapıştır” şehirler görürüz. Bir fark ortaya koyamazsak nasıl cazibe merkezi haline Aksaray’ı getirebiliriz? Konya, Kayseri ve Malatya’da da durum aynı bu şehirlerimizde bir birinin kopyası binalar ve tarza sahip.

İlgili modaya ait bina tasarımları ve fuardan alınan dış tasarımlar. Birlik yok, özlük yok. Çözümü çok basit. Aksaray mantolama firmalarını toplayıp, ürün tedariğini sağlayıp dış mantolamada Aksaray dış mimari özelliklerini mecbur tutmak. Özümüze biz sahip çıkmazsak acaba kim çıkacak? Bu durum o kadar dramatik ki? Hala geç kalınıyor. Aksaray Valiliği’ne ait web sayfasında Aksaray sivil mimari ile ilgili bir çok döküman var. Bunları acaba kimse okuyor mu?

Bir mimardan Aksaray geleneksel mimarisinin günümüze uyarlanması çalışması acaba hiç talep edildi mi?

Holimax Aksaray’a Gelecek? Ya Sonra?

Yakın zamanda kadrosuna katıldığım Holimax ile Aksaray‘ı konuştuk. En kısa sürede Kontrattan arkadaşlar gelecek ve Holimax.com içerisine Aksaray’da hizmet veren tüm otelleri ekleyeceğiz. Holimax hali hazırda şu an Türkiye’nin en büyük 11. turizm acentası. Fakat; Kısa sürede ilk 3’e ne kadar hızlı girdiğini hep beraber göreceğiz. Aksaray’ın kaderinde turizm var. Her ne kadar sanayi ve tarım merkezli düşünsekte Turizm ve hatta Ticaret var.

Holimax için Kapadokya oldukça önemli bir destinasyon. Kapadokya’nın ayrılmaz parçası olan Aksaray sadece Güzelyurt ve köyleriyle kalan gezi listesine dahil edilmesini kabul etmiyorum. Şehrin içerisinde Valilik merkezli “Eski Aksaray” olarak tabir edeceğimiz yerde Avanos tarzı bir yapıya büründürmemiz gerekli. Bu Aksaray Belediyesinin en büyük önceliği olmalıdır.

Biraz öncede bahsettiğim gibi tüm Mimar, Mühendis, Müteahhitlik ve Mantolama firmalarını toplayıp, genel bir toplantı gerçekleştirmelidir.

Yıllar Yıllar Sonra?

Şehir yapılaşmalarında teknolojiyi yönetmediğimiz veya teknolojide ürün bundan 100 yıl önce ortaya koyamadığımız için geleceğin Türkiye’sini düşünemedik. Dar yollar, hatalı alt yapılar ve yanlış planlama. Bugün bunları artık düzeltemeyiz. Fakat; geleceğe dokunabiliriz. Bununda anahtarı bugünü anlamak değildir. Bugün bunu anahtarı 100 yıl sonrayı anlamaktır o da Kuantum’dan geçiyor. Kuantum ve Şehir yapılanması konusunda felsefi sorgulamalar yapmak gerekir. Kuantum hayatımızda yolculuklarda ve ev yaşantısında neleri değiştirecek?

Aksaray’ın Merkezi Neresi?

Aksaray’ın merkezi 40 metrelik yol üzerinde bulunan sağ tarafı Kültürpark, Cafeler Caddesi; sol tarafı Üniversite ve Organize Sanayiye; ilerisi Terminal ve Belediyeye giden o ışıksız 4 yoldur. İşte tam olarak o kısma özel bir tasarım yapmak gerekli. Hali hazırda 2 tane 10 ar katlı yeni yapılan binalar orada bir çehre değişikliğine neden olacak. Buna belediye’de iştirak edip tam olarak göbeğin en üstünden muhteşem bir ışıklandırmayı hak ediyor.

Konu çok yazılacak çizilecek şeyde çok genel itibariyle bazı şeyleri çok hızlı olmasını istiyoruz ama tam olarak öyle olmuyor. Bir şeyler özümsenerek gidiyor. Bu konuda Aksaray Belediye Başkanı Enver Dinçer‘i ve çalışmalarını yakından takip ediyorum. Fakat; Aksaray imajı konusunda da acil hamleler atmasını bekliyorum.

Aksaray ve Gazeteciler

2007 ila 2013 yılları arasında her hangi bir gelişmede Bakanlıklar bizleri basın mensuplarını hemen toplar gelişmelerden bahsederdi. Muhteşem organizasyonlar olurdu ve bunlar oldukça samimi ortamlarda geçerdi. Her ne kadar çoğuna o dönemki yardımcımı göndersemde bakanlıkların gelişmelerle ilgili bizlerle yapmış olduğu kritikler çok değerliydi.

Aksaray’da daimi toplantı grupları arasında Aksaray’da hizmet veren basın mensupları dahil edilmelidir. Yerel ve Ulusal basında haber girişleri oluşturabileceği düşünülen kişilerle konuşulup, Aksaray ile ilgili olumlu haberlerin girişleri sağlanmalıdır. Hatta Ulusal basında her olumlu haber için teşvik edici bir katkıda gerçekleştirilebilir. Bir şekilde olumlu haberlerle Aksaray imajı yeni bir döneme giriş yapabilir. Eğer bu kritik durumu doğal akışına bırakırsak bolca 3.sayfa haber şehrine yolculuk görünüyor.

Karayolları Genel Müdürlüğüne

Abdulkadir URALOĞLU” Karayolları Genel Müdürü hizmetinde bulunuyor. Bu kısımda bahsedeceğim konununda direkt olarak muhattabı kendileri. Geçenlerde Mersin’den Aksaray’a gelirken Karaman şehir merkezinden geçmem gerekti. Tabelaları takip ederken, her şehir alt alta yazıyorken Aksaray kısmında “Niğde Aksaray” yazıyordu. Yahu Niğde ayrı şehir Aksaray ayrı şehir. Nüfus anlamında da tarihçe anlamında da Aksaray daha gelişmiş. İlgili yol tabelalarında Niğde Aksaray yazmak nedir? Bu nasıl bir art niyettir? Niğde yazarsın o bir şehirdir, altına da Aksaray yazarsın Aksaray’da bir şehirdir.

İlgili tabelayı oluşturan arkadaş ya hiç bir şekilde Türkiye’nin şehirlerini bilmiyor ya da bir art niyet var.